Kastamonu Üniversitesi | Geleceğini İnşa Edeceğin Üniversite

Ağlı İlçesi Bereketli Köyü İlkokulu Müzesi Teknik Gezisi

25 Ekim 2023 Çarşamba günü Fakültemiz Temel Eğitim Bölümü Sınıf Eğitim Ana Bilim Dalı'nın gerçekleştirmiş olduğu teknik gezi kapsamında Ağlı İlçesi Bereketli Köyü'nde yer alan ve ülkemizin ilk köy müzesi olma vasfı taşıyan Bereketli Eğitim Müzesi ziyaret edilmiştir.

Gezinin devamında Ağlı Belediye Başkanı Şahin ÇOLAK tarafından öğrencilerimiz ağırlanmış ve yine Ağlı Belediyesinin katkıları ile Ağlı Kalesi ziyaret edilerek teknik gezi tamamlanmıştır.

Geziye öğretim üyelerimizden Doç. Dr. Mehmet Koray SERİN, Doç. Dr. Erol ÇİYDEM, Dr. Öğr. Üyesi Ahmet ÜNAL, Dr. Öğr. Üyesi Şafak KAMAN, Arş. Gör. Dr. Aydın BULUT ve Arş. Gör. İbrahim Fatih DEMİREL eşlik etmiştir.

BEREKETLİ KÖYÜ İLKOKULU MÜZESİ HAKKINDA:

               Bazı öğretmenler, mesleğini icra ederken bazen diğer meslektaşlarına kıyasla “fark yaratan” birtakım sonuçlar ortaya koyarlar (Kıroğlu, 2017, s. 346). Zaman zaman bu farkı yaratan öğretmenlerin sahip oldukları imkanlar, görev yaptıkları coğrafya ve dönemler zorlu olsa da onları yıldırmaz. Nitekim kırsal alanda yaşayan bireylerin temel sosyal ve meslekî yaşam becerilerini kazanabilmeleri, kırsal alanlarda eğitim sisteminin işlevsel ve başarılı olmasına ve dolayısıyla da buralarda görev yapan öğretmenlerin göstereceği istek, arzu ve gayrete bağlıdır (Anılan, Kılıç ve Demir, 2015, s. 154). Türk Eğitim Tarihi irdelendiğinde en önemli eksikliklerden birisi, kırsal alanlardaki eğitim uygulamalarının ya da buralardaki eğitimcilerin hikâyelerinin bilinmemesidir. Eğitim sisteminin bir parçası olarak fark yaratan öğretmenlerin uygulamaları ve onların ürünü olan çıktıların bilinmesi özellikle önem arz etmektedir. Özellikle de bu öğretmenler gözden uzak bölgelerde görev yapmışsa, bu kişilerin bulundukları bölgenin sosyal ve kültürel yapısında meydana gelen değişimdeki rollerinin bilinmesi eğitim tarihi çalışmalarında çok önemli boşlukları dolduracaktır. Çünkü bu tür bilgi ve belgeler hem eğitim tarihine ışık tutmakta hem de gelecek kuşaklar için yönlendirici olabilmektedir. Bu anlamda Kastamonu ili Ağlı ilçesi sınırları içerisinde yer alan Bereketli Köyü İlkokulu ve bu ilkokul bünyesindeki müze Türk eğitim tarihinde bir döneme ışık tutmaktadır.

            Bereketli Köyü İlkokulu’nu önemli kılan özelliklerden birisi bizzat Mehmet Yazgan tarafından 1940 yılının hemen başında oluşturulmuş okul içerisindeki müzedir. Bu müzede Mehmet Yazgan’ın öğrencileri ile birlikte geliştirmiş ve kullanmış olduğu çeşitli ders araç geçleri, materyaller, koleksiyonlar vb. eşyalar sergilenmiştir. Mehmet Yazgan bu müzeyi kurduktan sonra bu müzeye ait bir de hatıra defteri oluşturmuş ve böylece köye gelip bu okulu ziyaret edenler bu deftere izlenimlerini yazmışlardır. Defterin oluşturulmasındaki amacın bu okulun tarihine ışık tutacağını Mehmet Yazgan’ın kendisi ifade etmiştir: “23.XII.1939 tarihinde başlayan okulun hatıra defteri 15-VIII-1961 tarihinde dalların bitmesi dolayısıyla sona ermiştir. İşbu hatıra defteri yeniden ziyaretçilere hatıralarını yazmak için düzenlenmiştir. Bu defter, 30 yaprak 60 sahifedir. Ben bu okuldan ayrıldıktan sonra okul müdürü tarafından okulu ziyaret edenlere bu defteri vermeyi unutmamalı. Çünkü okulun tarihçe konusu olacağı malumdur. Sayın arkadaşlarımın dikkat nazarlarına sunarım (15-VIII-1961 Bereketli Köyü İlk Okulu Müdürü Mehmet Yazgan)”.

            Köy ilkokullarının kapatılmasıyla birlikte söz konusu okul binası günümüzde (2023) köy konağı olarak kullanılmaktadır. Ancak bu bina içerisinde okulun kurulduğu dönemde orada öğretmenlik yapan Mehmet YAZGAN öncülüğünde oluşturulan okul müzesi maalesef kaderine terkedilmiş haldedir. Her ne kadar köy muhtarının ilgisi olsa da söz konusu müzedeki malzemenin tasnifi ve korunması konusunda önlem alınması gerekmektedir. Bölgenin de eğitim tarihine ışık tutan bu müzedeki bulunan eserler kültür tarihi açısından da kıymetlidir. Nitekim hem kültür hem de eğitim tarihi açısından bu okul binasının restorasyonu ve müzeye dönüştürülmesi önem arz etmektedir. Bu gibi eserler hem toplum için hem de eğitimciler için geçmişteki deneyimleri ve uygulamaları somut bir şekilde gözler önüne sermektedir. Önlem alınmadığı takdirde ilerleyen yıllarda söz konusu müzedeki eserlerin tahrip olacağı ve belki kaybolup gideceği malumdur.