Türk Tarih Topluluğu, milli edebiyat ve düşünce dünyasının önemli isimlerinden Hüseyin Nihal ATSIZ’ı anmak amacıyla bir panel düzenledi. Programa, Tarih Bölüm Başkanı Prof. Dr. Şerif DEMİR ve İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Murat YILMAZ panelist olarak katılırken, moderatörlük görevini Dr. Öğr. Üyesi Ferda Merve ARTUĞ KARAMANOĞLU üstlendi. Panelde, Hüseyin Nihal ATSIZ’ın hayatı, eserleri ve yaşadığı dönemin sosyal, kültürel ve siyasi şartları öğrencilere ayrıntılı bir şekilde aktarıldı. Program, öğrenci ve katılımcılardan yoğun ilgi gördü.
Türk Tarih Topluluğu Başkanı Halil İbrahim DOĞAN, programda yaptığı açıklamada, Türk milletinin milli kahramanlarının ve fikir önderlerinin daima hatırlanması gerektiğine vurgu yaptı. Bu tür etkinliklerin topluluğun temel amaçlarından biri olduğunu belirten Doğan, benzer programların Eğitim Fakültesi bünyesinde düzenlenmeye devam edeceğini ifade etti. Ayrıca, panelin gerçekleştirilmesine katkıda bulunan ve Eğitim Fakültesi’nin kapılarını bu anlamlı etkinliğe açan Dekanımız Prof. Dr. Ahmet KAÇAR’a teşekkürlerini ve saygılarını sundu.
Moderatörlüğünü yaptığı panelde ilk sözü Dr. Öğr. Üyesi Ferda Merve ARTUĞ KARAMANOĞLU aldı. Dr. Öğr. Üyesi KARAMANOĞLU konuşmasına, Nihal Atsız’ın 12 Ocak 1905 tarihinde İstanbul’da doğduğunu söyleyerek, Atsız’ın eserlerinin Türk milliyetçiliği ve Türk tarih anlayışının yansıtıldığını ifade etti. Özellikle “Bozkurtların Ölümü” ve “Bozkurtlar Diriliyor” romanlarının bu alanda en dikkat çekici eserleri arasında yer aldığının altını çizdi. Dr. Öğr. Üyesi KARAMANOĞLU Atsız’ın şiirlerinin, Türk milletine sevgi ve milliyetçi yaklaşımlarını ifade ettiğini anlattı. Panelde, Atsız’ın Türkçülük akımının öncülerinden biri olduğu ve Türk milletinin köklerine inerek önemli çalışmalara imza attığını dile getiren Dr. Öğr. Üyesi KARAMANOĞLU, Türk kavramı ile ilgili olan bağlılığı ve sevgisinin, hem çalışmalarında hem de fikirlerinde belirgin bir şekilde yer aldığına dikkat çekti. Atsız’ın Türk milletinin birlik ve beraberliğini ön planda tuttuğunu bu değerlerin gelecek nesillere aktarımını amaçladığını belirtti.
İnsan ve Toplum Fakültesi Tarih Bölüm Başkanı Prof. Dr. Şerif DEMİR, Atsız’ın yaşadığı dönemdeki siyasi ortamı ve Türk tarihi açısından önemli bir kalem olmasındaki çeşitli etkenleri özetledi. Prof. Dr. Şerif DEMİR, “Bir milleti, zamanın ötesinden geleceği gören, düşünce ve görüşleriyle kuşakları tarafından sunulan isimler yeni ufuklara taşınır. Atsız da bu isimlerden biridir.” ifadelerini kullandı. Prof. Dr. DEMİR, Atsız’ın gençlik dönemlerinde Osmanlı’nın yıkılış ve yeni Türk Devleti’nin kuruluş süreçlerine şahitlik ettiğini vurgulayarak, “Atsız içerideki azınlıkların ihanetlerini görmüş, işgal İstanbul’unda Türk’ün işgalciler ve azınlıklar tarafından aşağılanmasına tanık olmuştur. Kendisi edebiyatçı, şair, sanatçı, tarihçi, bilim adamı, fakat hepsinden öte Türkçü’dür. Türkçülüğünde, bilhassa işgal İstanbul’unu yaşamış olmasının ayrı bir payı vardır.” ifadesini kullandı.
İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Murat Yılmaz, bu tür düzenlenen etkinliklerin önemli olduğuna değinerek özellikle Eğitim Fakültesi için gençliğe milli ahlak ve terbiyeyi tarih, kültür şuurunu kazandıracak kişilerin öğretmenlerin olduğunu vurguladı. Üslup yönünden kuvvetli bir sanatkâr olan Hüseyin Nihal Atsız’ın, eserlerini akıcı, berrak ve lirik bir dille yazıp, süsten ve özentiden uzak tabii ve canlı bir dilin peşine düştüğünü, coşkun bir heyecanın çerçevelediği kuvvetli bir romantizm, onun şiir ve romanlarının karakteristik çizgileri olduğunun altını çizen Dr. Öğr. Üyesi YILMAZ, diğer eserlerinde ise daha ilmî bir üslup kullanmaya özen gösterdiğini vurguladı. Fransızca, Farsça ve Arapçayı iyi bilen Atsız’ın, aynı zamanda usta bir şair olduğunu, şiirlerini genelde hece vezniyle yazan şairin aruzu da başarılı kullandığını, önceliğinin Türk ve Türk kahramanlığı konularına verdiğini söyleyen Dr. Öğr. Üyesi YILMAZ, aşk konusunu işlediği şiirlerinin de az olduğundan söz ederek bazı şiirlerinde ise davasını anlattığı sırada yaşadığı yalnızlıktan ve karşılaştığı olumsuzluklardan bahsettiğini aktardı.
Atsız’ın gençliğe milli ahlakı, terbiyeyi, tarih ve kültür şuurunu kazandıracak kişiler öğretmenler olduğunu vurguladı. Dr. Öğr. Üyesi YILMAZ, 1950-1951 öğretim yılının başında Haydarpaşa Lisesi edebiyat öğretmenliğine getirilen Atsız’ın, burada iki yıl görev yaptığının altını çizerek bu defa da, 3 Mayıs’ın kutlanması için Ankara’da verdiği ilmi bir konferans bahane edilerek öğretmenlikten alındığını ve Süleymaniye Kütüphanesi’ndeki görevine iade edildiğini burada 17 yıl çalıştıktan sonra 1969’da emekliye ayrıldığını söyledi. Dr. Öğr. Üyesi YILMAZ, Atsız’ın ”Sona Doğru” şiirini okuyarak konuşmasını sonlandırdı.